Doğan BAYBAŞİN, Bilgi Güçtü Paylaştıkça Büyür. » Sayfa 2
Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
 
 
 
Kadin, Aile ve Çocuk Sağlığı
Konuları Sırala: Yayımlanma Tarinine Göre | Reytinge göre | Okunma Sayısına Göre | Yorum Sayısına Göre | Alfabeye Göre

Islamiyette Kalici ve Geçici Dövmenin Hükmü Nedir?

Yazar: iKRa Tarih 28-03-2014, 00:59, Gösterim: 1666

0 İnsanlar, çok eski zamanlardan beri vücutlarının çeşitli yerlerine dövme yaptırmışlardır. Bugün bu adet, yer yer sürdürülüyor. Avrupa ve Amerika’da bazı gençler bunu bir “süs” şeklinde yaparken, yurdumuzda da birtakım havai gençler onları taklit ediyorlar.

Cahiliye Arapları dövmeyi süslenmek için yaparlarken; dövme ile bedenlerine çeşitli şekil ve suretler yaparak bununla mafsallarının güç kazandığına inanırlardı. Bugün ise bu tamamen bir özentiden öteye geçmemektedir.

Dövme, bilinen şekliyle şöyle yapılıyor: vücut, iğne ve benzeri aletlerle kan akacak şekilde yaralanıyor. Sonra aynı yere iç yağı ve bazı maddeler konarak yara iyileşmeye terk ediliyor. Sonunda deri altında koyu yeşil bir şekil meydana geliyor.

Buhari ve Müslim’de rivayet edilen hadislerde, Peygamber Efendimiz (a.s.m.) dövme yapmayı ve yaptırmayı yasaklamış, bunları yaptıranın Allah’ın rahmetinden mahrum kalacağını bildirmiştir.

Kategori: Dini Bilgiler

 

Psikanaliz Kuram, Kişilik Kuramı – Sigmund Freud

Yazar: HbY Tarih 22-03-2014, 20:59, Gösterim: 11993

0
Psikanaliz Kuram, Kişilik Kuramı – Sigmund Freud



Psikanaliz kuramları ilk kez 19.yy’da Avusturyalı Nörolog Sigmund Freud tarafından ortaya konmuştur. Bilimsel ve tutarlı düşünceye büyük önem veren Freud, kuramlarını ölümüne dek gözden geçirmiş ve pek çok değişiklik yapmıştır. Freud sonrasında da bu konuyla uğraşan bilim adamları pek çok önemli değişiklik ve eklemeler yapsalar da psikanaliz kuramının ana çerçevesini halen Freud’un düşünceleri oluşturmaktadır.
İnsan davranışlarını ortaya çıkaran nedenlerin neler olduğu tarih boyunca insanların ilgisini çekmiş, birçok araştırmanın yapılmasına yol açmıştır. 20. yüzyıla kadar özellikle ruhsal davranışlar mantıklı bir nedene bağlanamamış, yeterli açıklamaları yapılamamıştı. Ruhsal davranış bozuklukları bu zamana kadar beyindeki yapısal bir bozukluğa, yozlaşmaya (dejenerasyona), sinir zayıflamasına ya da doğaüstü güçlere bağlanma eğilimindeydi.
19. yüzyılın son yılında ve 20. yüzyılın başlarında öne sürülen psikanalitik kuram, normal ve normal dışı davranışları anlamamıza büyük yardımı olan modeller sunmuştur. Bu kurama sonraki yıllarda değişikliklere uğramış, bazı eklemeler yapılmış ve geliştirilmiştir. Sigmund Freud tarafından öne sürülen psikanalitik kuram, bize hem normal, hem de anormal zihinsel süreçlerin işleyişiyle ve bunların somut yansımaları olan davranışlarla ilgili bilgiler verir. Bu kuramın da çıkış noktası olarak aldığı ilk varsayım, daha önce Spinoza tarafından tanımlandığı belirtilen nedensellik varsayımıdır. Ruhsal nedensellik varsayımına göre, hiçbir davranışımız nedensiz, rastgele ya da şansa bağlı değildir. Her davranışımızın altında yatan bir neden vardır. Bu neden her zaman insanın dışında ya da çevresinde değildir, insan davranışlarının nedenleri kimi zaman onun iç dünyasıyla ilgilidir.
Freud’a göre, kişiliğin güdüsü ve kişinin en büyük yoksunluğu sevgidir. İnsan bilinçli davranışlardan çok bilinç dışı güçlerle hareket etmektedir. Çoğu kez kendisi de bu bilinç-dışı davranışlarının kökenine inemez. Ancak, insanın bilinçdışı davranışları derinlemesine analiz edilirse (psikanaliz) altında sevgi arayışı yatmaktadır. İnsanın herhangi bir nedenle tatmin edemediği sevgi (aşk) yoksunluğu onu bunalımlara ve anormal davranışlara itmektedir.

Haz İlkesi:
Organizmanın acı ya da ağrıdan kaçarak haz aramasını gösterir. Haz ilkesi doğuştan vardır. Amacı doyuma ulaşmak ve haz sağlamaktır. Amacının gerçekleşmesini “burada ve şimdi ilkesi”ne göre ister. Engellenmeye dayanamaz. Çocukluk yıllarında etkindir. Büyüme ve olgunlaşmayla etkinliği azalır, fakat tümüyle ortadan kalkmaz ve yaşam boyu sürer.

Gerçeklik İlkesi:
Organizmanın gereksinmelerinin dış gerçeklere göre ertelenmesini ya da doyurulmasını sağlar. Doğuştan yoktur. Benliğin gelişmesiyle etkinlik göstermeye başlar, benliğin gelişmesine ve olgunlaşmasına koşut olarak etkinliği artar. Zamanla, haz ilkesinin etkinliği azalırken, gerçeklik ilkesinin etkinliği artar.

Haz ve Gerçeklik İlkelerinin Etkinlikleri:
Birincil süreç düşünme biçimi: İsteklerin ve gereksinmelerin doyumunu, içgüdüsel boşalmayı amaçlayan mantık öncesi düşünme biçimidir. Haz ilkesiyle birlikte çalışır.
İkincil süreç düşünme biçimi: Benliğin olgunlaşması, toplumsal yaşam ve öğrenme süreciyle birincil süreç düşünme biçiminden ayrışarak gelişen mantıklı düşünme biçimidir. Gerçeklik ilkesiyle birlikte çalışır.

Kategori: Tarih, Eğitim, Edebiyat

 
Kadin, Aile ve Çocuk Sağlığı

Eğitim Demek Gelecek Demek

Yazar: HbY Tarih 10-03-2014, 20:55, Gösterim: 1491

0 Artik Yirmibirinci Yüzyilin Eşiğindeyiz. 14üncü Yilinda 2000'den Bugünlere Dünyada Trajik Bir Çok Olaya Taniklik Ettik. Şaşırdık, Hayret Ettik. Yeri Geldi Güldük, Yeri Geldi Ağladik..
Yeri Geldi Aciyi Paylaştik,
Yeri Geldi Aciyi Körükledik...
Ne Varki Dünyada Yaşanan Sorunlarin Büyük Bir Kismida Bizi Etkileyiyor, Etkileyecekte...

İşte Mesele Burda Başliyor.. Insan Zihninin ve Yaşaminin Şekillendiği Süreç Olan ve Dünyamizin Geleceğini Doğrudan Ilgilendiren Eğitimle Ilgili Sorunlar Bunlarin Arasinda Olacaktir.

Ilerleyen Teknoloji ve Yaygınlaşan Bilgisayar Kullanimi Günümüzde Bilgi Aliş Verişini Kolaylaştırırken, Bu Nimetten Yararlanamayan Sayisi Azimsanmayacak Kadar Az Değildir.

Bugün Dünyamizda Yaşayan Insanlarin 900 Milyon Adedi Okuma Yazma Bilmiyor. Bunlara Benim Annem ve Babamda Dahil.

Ülkelerde Eğitimsizlik ve Az Gelişmişlik Bir Birini Tamamliyor. Gelişmiş Ülkelerde Durum Pek Parlak Değil Tabiki. Yetkili Mercalar Ilerleyen Teknoloji ve Bir Birini Izleyen Reformlara Karşı Eğitim Sisteminde Hala Eksiklerin Bulunduğunu, Bununda Amaçlarin Doğru Saptanamamasindan Ileri Geldiğini Savunuyorlar.

Kategori: Genel, Kalemimden Dokulenler

 

Diyarbakır'ın 'Paşa' Eserleri

Yazar: HbY Tarih 5-03-2014, 23:12, Gösterim: 2241

0
Kursunlu Camii Diyarbakir



27 farklı medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, Eğil'deki peygamber mezar ve kabirleri, İçkale'deki şehit sahabeleri, hünkar mabetleri, cami ve kiliseleriyle eşsiz bir değer. Eski Diyarbakır'da ayakta kalan tarihi eserlerin önemli bir kısmı Osmanlı'nın şehre gönderdiği paşalarının armağanı. Atanan her paşa, nam-ı diğer valinin eserleri ecdadın mührü gibi; Ali Paşa'da, İskender Paşa'da, Melek Ahmet Paşa'da asırlardır dimdik ayakta, gelenleri mütevazı yapılarıyla karşılıyor.

Dicle Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Salih Erpolat, paşaların eserlerinin Osmanlı Devleti'nin ihtişamını gösterdiğini belirtiyor. Erpolat,"Osmanlı döneminin en önemli şehirleri İstanbul, Edirne ve Diyarbakır'dır. Böyle olunca devlet buraya gönderdiği paşaları iyi yetişmiş insanlardan seçiyor, iyi de vakfediyordu. Onların gelirlerinin de yüksek olması böyle yatırımlar yapmalarına vesile oldu. Burası o dönemde ekonomik olarak da çok farklı bir yerdi. Zengin bir coğrafyaydı. Günümüzdeki gibi fakirlikle anılmıyordu. O dönemde İstanbul ve Edirne'den sonra en zengin şehirdi. Burası vergilerden, işletme sayısına kadar çok önemli bir yerdi. Böyle olunca da paşalar askeri hizmetin yanında öbür dünyayı da düşünerek bir eser yaparak diğer tarafa yatırım yapmışlar. Eserler aynı zamanda paşaların da ihtişamını gösteriyor. Şehrin sosyal hayatına önemli katkılar sunmuşlar. Kültürel, ekonomik, sosyal, askeri anlamda şehre ciddi katkıları olmuştur. Okullar açmışlar. Diyarbakır'da sanayi mektebini açmışlar." diyor.

İşte Osmanlı paşalarının Diyarbakır'a yaptığı eserler:

Kategori: Bilgilendirme, Tarih, Genel

 

Java Application Blocked by Security Setting Hatasi Çözümü

Yazar: HbY Tarih 25-02-2014, 23:33, Gösterim: 14674

4 Java Application Blocked by Security Setting Hatasi Çözümü

Güvenilmeyen bir applet veya uygulamanın web tarayıcımda ne zaman çalışacağını nasıl denetlerim?
Java 7u10, güvenilmeyen Java uygulamalarının (diğer bir deyişle, bilinmeyen bir yayımcı tarafından dijital olarak imzalanan uygulama veya güvenilir bir Sertifika Yetkilisi tarafından yayınlanmayan bir sertifika) bir web sayfasına dahil olduğunda ne zaman ve nasıl çalışacağını yönetme özelliğini sunmaktadır. Java Denetim Masası'ndaki güvenlik düzeyi ayarlarıyla aşağıdakiler belirlenir
Güvenilmeyen Java uygulamaları çalıştırılmadan önce (ORTA DERECE veya YÜKSEK) bilgi istemi görüntülenmesi
Güvenilmeyen Java uygulamalarının engellenerek çalışmalarının önlenmesi (ÇOK YÜKSEK).
Java 7 Güncellemesi 51 ile birlikte, kullanıcılar normalde güvenlik denetimleri tarafından engellenecek olan uygulamaları çalıştırmak üzere konfigüre edebilecekler. İstisna listesi özelliği kullanıldığında Java Denetim Masası'nda listelenir.

Java Denetim Masası yoluyla Güvenlik düzeylerini ayarlama

Java

Изменил: HbY Nedeni: Guncelleme

Kategori: Haberler, Java Adobe

 
Kadin, Aile ve Çocuk Sağlığı

15 Temmuz Darbe Girişimi Öncesi ve Sonrası

Yazar: HbY Tarih 28-07-2016, 23:03, Gösterim: 2859

0
15-Temmuz-Darbe-Girişimi-Öncesi-Sonrasi-Yaşananlar-Gelişmeler


Tüm dünya ülkemizde gerçekleşen darbe girişimi ile gözünü Türkiye'ye çevirirken zaten bu işin içinde olan ülkeler girişimin sonuçlarını merak ediyordu. Darbe girişiminin öncüsü Fethullah Gülen ve ekibi başarısızlıkla sonuçlanan darbe sonunda adeta hezimete uğrayıp son çırpınışlarını veriyorlardı..

Türkiye'de başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimi ABD ve özellikle CIA dahil bütün Avrupa Birliği ülkelerini karıştırdı. Çünkü bu girişimde en çok onlara güvenen darbeci hainler sırtını dayadığı Amerika'dan yeterli desteği göremediler ve buna halk engel oldu. Aslında Amerika halkın bu denli darbe girişime karşı demokrasiyi savunurcasına kendini tankların silahların önüne atacağını tahmin bile edemezdi.
Darbe girişimi için neden 15 Temmuz Seçildi ?


Çünkü Israil ve Rusya ile yeniden iyi ilişkiler kurmamız, Avrupa Birliğinin Ülkemize vizesiz giriş için vereceği karar süresinin azalması, Ülke ekonomisinin ve turizmin yeniden canlanmasıyla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN ve AKP hükümetinin yeniden elinin kolunun güçlenmesi Darbeci zihniyetin bir an önce harekete geçmesini sağladı. Asıl hedef olan Cumhurbaşkanımız'a karşı yapılan bu girişim dünyayı kasıp kavuracak hatta Suriye ve Irak'ın sınırlarını bile yeniden çizecektir. Belki yakın zamanda bunun farkına varamayacağız ama ilerleyen zamanlarda gelişecek olaylarla göreceğiz bunu. Darbe sonrası yeniden güçlenen ülkemizin ve AKP hükümetinin 2001'den beri hedefi olan 100. yılda Büyük TÜRKİYE hedefine yaklaşma süreci hızlanarak belki kimsenin hayal bile edemeyeceği bir boyuta erişecektir.

Kategori: Kalemimden Dokulenler

 

TDK 'Selfie'nin Türkçe Karşiligini Açıkladı

Yazar: HbY Tarih 22-05-2014, 18:55, Gösterim: 1716

0
Türk Dil Kurumu Selfienin Türkçe Karşılığını Açıkladi TDK Selfienin Turkce Karsiligini Acikladi Selfienin Turkce Karsiligi



Türk Dil Kurumu (TDK), vatandaşlardan gelen önerileri değerlendirerek, "kendi fotoğrafını çekmek" anlamına gelen "selfie"ye Türkçe karşılık olarak "özçekim"i seçti.

TDK Bilim Kurulu bugünkü toplantısında "selfie" sözcüğünün Türkçe karşılığını "özçekim" olarak belirledi. Yabancı sözlere karşılıklar bulma çalışmalarına geniş katılımı sağlamak ve konuya katkısı olabilecek herkesin görüşlerini alabilmek amacıyla yapılan çalışma sonucunda TDK, "selfie"ye en çok önerilen "özçekim", "kendiçekim", "görçek", "kendinçek" ve "bakçek" sözcüklerini yine vatandaşa sorarak seçmişti.

Kategori: Edebiyat, Genel

 

Arınç: Başbakan Soma’da yumruk atmadı

Yazar: HbY Tarih 21-05-2014, 19:52, Gösterim: 1909

0 Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen hafta maden faciası sonrası gittiği Soma'da kimseye yumruk atmadığını söyledi.

Kategori: Haberler

 
Kadin, Aile ve Çocuk Sağlığı

Eyvah, UEFA iki Türk takımına şike için ceza veriyor

Yazar: HbY Tarih 21-05-2014, 19:52, Gösterim: 1624

0 Hakkında disiplin soruşturması başlatılan iki kulübün Avrupa kupalarında katılıp katılmayacağı Disiplin Komitesi'nin kararı sonrasında belli olacak.

UEFA, Sivasspor ve Eskişehirspor hakkında bugün disiplin soruşturması başlattı.

UEFA’nın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, her iki kulübün de Türkiye’de gündeme gelen şike davasında adlarının geçtiği gerekçesiyle, haklarında disiplin soruşturması başlatıldığını duyurdu. Adı şikeye karışmış kulüplerin UEFA organizasyonlarına katılımı konusunda hassasiyetin devam edeceğinin vurgulandığı açıklamada, ‘sıfır tölerans’ ifadesi dikkat çekti. UEFA, talimatnamelerindeki maddeleri hatırlatarak, soruşturmalarda adı geçen kulüpler için men kararı verilebileceğini ifade etti.

Sivasspor ve Eskişehirspor ile ilgili karar, 2-3 Haziran tarihlerinde UEFA’nın İsviçre’nin Nyon kentinde bulunan merkezinde yapılacak toplantının ardından açıklanacak.

Söz konusu açıklamada "UEFA Avrupa Ligi Düzenlemesi'ne göre; organizasyona katılacak kulüplerin, ulusal ya da uluslararası seviyede direkt ya da dolaylı olarak maç sonucunu etkileyecek ya da önceden belirleyecek bi aktiviteye dahil olmamış olması gerekiyor. Kulüplerin bu durumu yazı yoluyla da UEFA'ya onaylaması gerekiyor" bilgisi de yer aldı.

Kategori: Haberler

 

Organları 6 Kişiye Hayat Verecek

Yazar: HbY Tarih 21-05-2014, 19:52, Gösterim: 1652

0 Kütahya'da, 5 gün önce iki grup arasında çıkan kavgada av tüfeği ile başından yaralanan ve tedavi gördüğü Uşak Devlet Hastanesi Yoğum Bakım Servisi'nde beyin ölümü gerçekleşen 18 yaşındaki Süleyman Tuncay'ın bağışlanan organları, 6 hasta için umut oldu.

Kategori: Haberler