Dini Bilgiler » Doğan BAYBAŞİN, Bilgi Güçtü Paylaştıkça Büyür.
Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
 
 
 
Kadin, Aile ve Çocuk Sağlığı
Konuları Sırala: Yayımlanma Tarinine Göre | Reytinge göre | Okunma Sayısına Göre | Yorum Sayısına Göre | Alfabeye Göre

Islamiyette Kalici ve Geçici Dövmenin Hükmü Nedir?

Yazar: iKRa Tarih 28-03-2014, 00:59, Gösterim: 1666

0 İnsanlar, çok eski zamanlardan beri vücutlarının çeşitli yerlerine dövme yaptırmışlardır. Bugün bu adet, yer yer sürdürülüyor. Avrupa ve Amerika’da bazı gençler bunu bir “süs” şeklinde yaparken, yurdumuzda da birtakım havai gençler onları taklit ediyorlar.

Cahiliye Arapları dövmeyi süslenmek için yaparlarken; dövme ile bedenlerine çeşitli şekil ve suretler yaparak bununla mafsallarının güç kazandığına inanırlardı. Bugün ise bu tamamen bir özentiden öteye geçmemektedir.

Dövme, bilinen şekliyle şöyle yapılıyor: vücut, iğne ve benzeri aletlerle kan akacak şekilde yaralanıyor. Sonra aynı yere iç yağı ve bazı maddeler konarak yara iyileşmeye terk ediliyor. Sonunda deri altında koyu yeşil bir şekil meydana geliyor.

Buhari ve Müslim’de rivayet edilen hadislerde, Peygamber Efendimiz (a.s.m.) dövme yapmayı ve yaptırmayı yasaklamış, bunları yaptıranın Allah’ın rahmetinden mahrum kalacağını bildirmiştir.

Kategori: Dini Bilgiler

 

Nisan Yağmuru Suyu Zemzem Gibidir

Yazar: FoReVeR Tarih 7-04-2014, 01:11, Gösterim: 1876

0 Nisan Yağmuru Hakkında Hadis-i Şerifler…
Peygamberimiz (s.a.v)’den rivayet olundu ki:
‘’Cebrail a.s Bana öyle bir ilaç öğretti ki, (o ilaç sayesinde,insanların) doktorların ilaçlarına hiç ihtiyacı kalmaz…’’
Eshab-ı Kiram : (o ilaçtan) Bize de haber ver,Ya Rasulullah dediler, Rasulullah (s.a.v):
‘’Nisan yağmurunu alınız (toplayınız). Ona; 70 defa Fatiha-i şerife, 70 defa İhlâs-ı şerif, 70 defa Felak suresini, 70 defa Nâs suresini, 70 defa Tesbih duasını (SübhanAllahi vel-hamdü

Kategori: Dini Bilgiler, Genel

 
Kadin, Aile ve Çocuk Sağlığı

ASRI SAADETTEKİ DAĞLAR VE MAĞARALAR

Yazar: FoReVeR Tarih 7-04-2014, 01:00, Gösterim: 1382

0 Arafat Tepesi(Dağı)
Mekke’nin doğusunda yirmi km uzaklıkta bulunan yaklaşık yetmiş metre yükseklikte bir tepedir. Arafât Tepesine “Cebeli-Rahme” yani Rahmet Dağı da denir.
Hz. Âdem (a.s.) ile eşi Hz. Havva Cennet’ten çıkarıldıktan sonra yeryüzünde farklı yerlere indirilmiş, bir müddet ayrı yaşadıktan sonra nihayet yeryüzünde ilk kez Arafat Dağı’nda buluşmuşlar ve affedilmeleri için burada haz.Allah’a yakarışta bulunmuşlardır.
Yeryüzünde Müslümanların büyük buluşma yeri olan Arafat, aynı zamanda Hac ibadetinin rükünlerinden biri olan Vakfe’nin yapıldığı yer olmasından dolayı büyük bir önem taşımaktadır.
Arafat, kelime olarak bilme, anlama tanıma manalarına gelir. Allah Resulü’ne Hac nedir diye sorduklarında ‘’Hac Arafattır’’ buyurmuştur.
Hac Arafat’tır, arif olmaktır, marifete ermektir ve yeniden dirilmektir.
Dirilişi, mahşeri, mahkemeyi kübra öncesi bekleyişi, ölmeden önce ölmeyi, hesaba çekilmeden önce muhasebe yapmayı bilmektir.
Arefe günü Arafat’ta bulunmak tövbe kapısında bulunmaktır ve her Müslüman için en büyük nasiplerden biridir.
Arafat’da arefe günü yapılan dua ve ibadetler geri çevrilmez. Müslümanlar burada bütün samimiyeti ile haz.Allah’a yönelir, el açıp yalvarır ve günahlarını hatırlayarak göz yaşları içinde tövbe eder ve yeniden doğmuş gibi günahlarından arınma fırsatını yakalarlar.
Vakfe, duruş bekleyiş demektir. Arafat Vakfesi, kıyamette haz.Allah’ın huzurunda bekleyişin ve duruşmanın bir provasıdır.
Allah Resulü, meşhur Veda Hutbesini de Arafat’ta okumuştur. İnsan Hakları beyannamesi niteliğinde olan Veda Hutbesi ile Müslümanların duruşunu deklere etmiştir.
Sevr Dağı ve Mağarası
Sevr Dağı ve aynı adla anılan Sevr mağarası Hz. Muhammed (s.a.s)’in Mekke’den Medine’ye hicreti sırasında Hz. Ebu Bekir ile birlikte istirahat ettikleri ve üç gün süreyle kaldıkları mağaradır.
Sevr dağı, Mekke’nin güney tarafında ve 5 km. uzaklıktadır
Hz. Peygamber ve Müslümanlar, müşriklerin bitmez tükenmez baskıları üzerine Medine’ye Hicret etmeye karar vermişlerdi.
Allah Resulü ve yol arkadaşı Hz. Ebubekir birlikte istirahat etmek ve Medine’ye ulaşmak üzere Mekke’den Sevr dağına doğru yola çıktılar.

Kategori: Dini Bilgiler, Tarih